Hayalperest Aşk
Aşkı tanımlamak istiyoruz. Aklımıza anlatmak için nasıl olduğunu bir yemek tarifi gibi sunmak istiyoruz. *(1)Kelimelere döküldükçe daha fazla anlaşılır hale geleceğini düşünüyoruz. Akıl erecek mi aşk’a ?
Bizler kendimize tanımladığımız insan kavramını bir çok ögeyi tanımladığımız gibi zamanı da tanımladık. Zaman bir saniye olarak sürekli artıyor. Zamanın durduğunu değil yavaş aktığını hissettim. Gecenin hiç bitmeyeceğini düşündüğüm yirmi bir aralık geceleri gibi… Böyle tanıştık.
Zaman zaman içinde büyüdü karşımıza farklı bir hale geldi. Ben başka bir yerdeydim. Belki sende kaybolmuştum.Her seferinde bedenimde değil başka bir bedende bana sesleniyorlar fakat gidecek yer bulamıyordum. Sen deydim sanırsam. Bir uğur geliyor ve sesleniyordu asıl uğura . Labirentinde kaybolmuştu. Çıkış yolunu bir kere kaybetmişti.
Zaman zaman içinde büyüdü karşımıza aynı halde geldi. Mutluluğum mu mutluluğun mu ? Bencilce bir şey ister miyiz?Benim mutluluğum başkasına üzecekse o bir mutluluk olur mu ? Tek başına mutluluk mümkün mü ? Yaşam savaş meydanı mı kaybedeceklerimiz ve kazanacaklarımız kendi içimizde mi sürekli …
Şimdiyi arıyoruz. Şimdi şu an ve geçmişte kaldı her şey. *(2)Eski eşyaları attığımız gibi eski düşüncelerimizi de temizleme zamanı …
*(1) Wittgenstein dili hakkında ki sözlerinden esinlenmiştir. Üzerine konuşulamayan şeyler hakkında susmalı ve dilin sürekli kullanımından çıkabilecek yanlışlar oluşturması
*(2) Platon sözünden esinlenerek yazılmıştır.